BAR DA EĞLENCE İÇKİYE EŞLİK ETTİĞİNDE İÇECEĞİNİZDEN ALDIĞINIZ TAD BİR BAŞKA GÜZEL OLUYOR…KAFA GÜZEL,ORTAM GÜZEL ZEVK ALMAMAK İÇİN HİÇ BİR BAHANENİZ YOK!… BUNU DA SANIRIM EN GÜZEL YAPANLARDAN BİRİ MARCO POLO BAR TEAM!…İÇKİNİZDEN SARHOŞ OLAMASANIZ BİLE EĞLENCE VE İLGİDEN SARHOŞ OLACAĞINIZ YÜZDE YÜZ…
Latest Entries »

Bitterler
Bols Likörleri 22-27
MALT
Filizlerin uzunluğu arpa boyuna yaklaşınca arpalardan koparılıp ayrılır. Arpalar kurutulup un yapılır. Bu una “malt” denir. İçinde alkol yoktur. Malt, sıcak su ile karıştırılıp bırakılınca, içindeki amilaz, nişastayı mayalayarak parçalar. Maltoz denilen şekere çevirir. Bu şekerli sıvıya şerbetçiotu çiçekleri konulup kaynatılır.
FERMANTASYONFermantasyon, bir maddenin bakteriler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalar aracılığıyla, genellikle ısı vererek ve köpürerek kimyasal olarak çürümesi olayıdır.Fermantasyon anaerobik şartlarda, yani oksidatif fosforilasyon olamadığı durumlarda, glikoliz yoluyla ATP üretimini sağlayan önemli bir biyokimyasal süreçtir.
ŞERBETÇİOTU Bira çiçeği olarak da bilinir, kendirgiller familyasından Temmuz-Eylül ayları arasında yeşilimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 2-5 m yüksekliğinde, sarılıcı gövdeli, iki evcikli otsu bir bitki türü.Bitkinin gövdeleri ince, tırmanıcı, sarılıcı ve üzeri sert tüylerle örtülüdür. Yapraklar karşılıklı, uzun saplı ve yürek şeklindedir. Yaprakların da üst yüzeyleri sert tüylüdür. Birada şerbetçiotu ilk defa avrupalılar tarafından kullanılmıştır. |

KOKTEYL KELİMESİ;İngilizcede,’cock’ yani horoz ve ‘tail’;kuyruk kelimelerinin birleşmesinden doğmuştur.Horoz kuyruğu anlamındadır.Bu kelimenin kökeni için çeşitli rivayetler vardır;Kızılderelilerden,Meksikalılardan,Aztek dilinden yada
İngiltere,Amerika yada Fransa olduğundan bahsedilir. Bilinen bir gerçek var ki; O da kokteyllin Amerika’da meşhur olduğudur.
Amerika’da 13 Mayıs 1806 yılında “The Balance” adlı dergide kokteyl şöyle tarif edilmektedir; herhangi bir yüksek alkollü içkiye, su ve bitter olarak adlandırılan aromatik içeceklerin karıştırılmasıyla elde edilen, uyarıcı ve rahatlatıcı bir içkidir. Modern anlamda kokteyl, iki ya da daha fazla alkollü içkinin ve bunlara ilave edilmiş çeşitli meyve suları ve şaraplarla hazırlanmış bir karışımdır. Günümüzde birçok kokteyl reçetesi vardır, sürekli olarak da artmaktadır. Amerika’da 1920’lerde Yasak
döneminde herkes içki içme alışkanlıklarını değiştirdi. Bulabildikleri içkiler eskisi gibi olmadığı için insanlar buldukları herşeyi karıştırarak kabul edilebilir bir içki ortaya çıkarmayı denemeye başlamışlardır. Bunun sonucunda “karıştırılmış içkiler” yaratılmıştı.Cuba Libre(Yaşasın Küba) adlı kokteyl de bu yasak döneminde kolanın içine rom karıştırmak suretiyle ortaya çıkan ve uluslar arsı üne kavuşan bir kokteyldir.Cola ile rom gizlenmek istemiştir… Günümüzde kokteyller genel anlamda üçe ayrılırlar;
a.Yemekten önce alınan kokteyler;İştah acıcı tarzda olurlar..
b.Yemekten sonra alınan kokteyller;Sindirimi kolaylaştırıcı,tatlı kokteyllerdir.
c.Parti kokteylleri;Büyük davetler,toplantılar,organizasyonlar için hazırlanan parti kokteyleri
KOKTEYL KELİMESİNİN KAYNAĞI İLE İLGİLİ HİKAYELER
Genelde Amerika’da horoz döğüşlerinde;kaybeden horozun renkli tüyleri kopartılarak galip gelen horoz sahibine verilir ve kazanan horoz şerefine kadeh kaldırılırmış.Sonradan bu içkiler KOKTEYL adı verildi.
Diğer bir hikaye de “Betsy Flanagan” ile ilgili olarak anlatılır. New York’da 1776 yılında Elmsford’da Fransız subaylarının da sık
ziyaret ettiği bir kalede eğleniyor ve subaylarla sohbet ediyordu, Bir gün Ingiliz komşusunun tavuk çiftliğini ziyarete gider ve horozların renkli kuyruklanndan birkaç adet koparır; kaleye geldiğinde karışık içkiler hazırlar ve bu içkileri de horoz kuyruklarıyla süsler. Bunun üzerine bir Fransız askeri “Vive le coq’s tail” (yaşasın horoz kuyruğu) diye bağırır; bundan sonra karışık içkiler kokteyl adıyla anılmaya başlar.
Güney Amerika devletlerinden birinde, lokanta sahibinin güzel kızı “Bessie”, bir subaya aşık olur ve onunla evlenmek ister. Baba da kızının bu subayla evlenmesine karşı çıkar. Lokantacının çok sevdlği horozu bir gün kaybolur; lokanta sahibi kaybolan horozunu bulup getireni güzel kızıyla evlendireceğini söyler. Birgün subay elinde horoz ile lokantaya girer ve kızla evlenir. Kız öyle mutlu olur ki, babasının ne kadar içkisi varsa hepsini birbirine karıştırır ve konuklara servis yapar. Konuklar bu karışık içkileri çok beğenirler ve kokteyl derler.
Amerikalı yazar Joseph Nathan, “Famous First Facts” adlı kitabında, “kokteyl” denilebilecek ilk içkinin, New York’ta bir barın barmaidi olarak çalışan Betsy Flanagan tarafından hazırlandığını yazar. Aynı kitaba göre, Bayan Flanagan’ın çalıştığı bar, çeşitli horoz kuyruklarıyla süslüydü. Bir gün, sarhoş bir müşteri, espri olsun diye Bayan Flanagan’a “Şu horoz kuyruklarından
(İngilizcesi cocktail) bir duble verir misin?” dedi. Bunun üzerine Bayan Flanagan, bir bardağa çeşitli içkileri karıştırarak koydu ve bardağın üzerine de bir tüy yerleştirerek, espritüel müşterisinin arzusunu yerine getirdi.
Buna benzer pek çok hikaye kokteyl kelimesinin ortaya çıkışı ile ilgili olarak anlatılmaktadır…
İyi bira iyi için en iyi malt kullanılmalıdır. En iyi malt içinde arpa en uygun tahıldır.çünkü;arpa kolay korunur,sert kabuğu sayesinde böceklenmesi zordur.meyvemsi iç kısmının yumuşak olması, malt verimliliğini artırması,diğer çıplak tahıllara nazaren daha zor küflenir, aynı zamanda arpanın kimyasal bileşiminden dolayı iyi bir şekerlendirme oluşturması.
Tarladan toplanan arpa eşit boylara ayrılır ,özel makinalarda temizlenerek;silolarda havalandırılır.Zamanı gelince suya yatırılıp
çimlendirilir.belirli bir çimlenme oranına geldiğinde suyu çekilerek fırınlanır.bu esnada çimlerinden arındırılan arpa malt halindedir.Bu malt öğütülüp su karıştırılarak belirli bir sıcaklıkta bekletilir. Bu evreye mayşeleme denir ve böylece ara-ürün olan şıra elde edilir.Biranın yüzde 80’ni su olduğundan kullanılan suyun kalitesinin belli özelliklere sahip olması gerekir. Mayşelemede en önemli şey; nişastanın parçalanmasıdır.
Ara ürün olarak elde edilin katı sıvı haldeki şıra;süzme kazanında süzülerek küspesinden ayrıştırılır. sonra, kaynatma işlemi
başlar.. bu aşamada şıraya aromatik tatlılık ve acılık özelliği veren şerbetçiotu ilavesi yapılır. Şerbetçiotu çiçeği lupulin maddesini bulundurur.bu madde reçine ve yağlardan oluşur.acılık ve koruyucu özelliği reçineler,aromayı ise gerekli yağlar vermektedir.
1-2 saat kaynatılan şıra soğumaya alınır.şıranın hava ile temasını kesmek için ‘kapalı soğutucular’kullanılır.1 litre biraya
karşılık;6-7 litre su kullanılır.
Şıra gerekli soğukluğa ulaşınca;maya ile karıştırılarak FERMANTASYONA tabi tutulur.İki türlü fermantasyon vardır.(alt ve
üst) Ülkemizde genelde alt fermantasyon kullanılır.FERMANTASYONUN SONUNA DOĞRU; dibe çabuk ve iyi oturduğu için topak mayalar kullanılır.
Fermantasyon tamamlanınca;taze bira 0-2 derecedeki soğuk tanklarda dinlendirilir.berraklığın sağlanması için bira en az
bir defa olmak üzere filtrelenir.Şişelenmek üzere biralar dolum tankına alınırlar,dolu şişeler pastörizasyon işleminden geçirildikten sonra etiketlenme bölümünde ışıklı levha sisteminde kalite kontrolü yapıldıktan sonra dağılmak üzere kasalara yerleştirilir.
İşe bira nedir nasıl yapılır,tarihi nerelere kadar uzanır,yapım işlemleri nedir? Ve hangi yöntemlerle yapılır?çeşitleri nelerdir?bira stilleri nedir?sırayla bu konulara değinelim.Çoğu insanın basit bir içecek gibi gördüğü biranın; aslında ne kadar detaylı ve emek ürünü bir içecek olduğuna inanacaksınız…
Bira;Şerbetçi otu,çimlenmiş arpa ve su ile yapılır.Şerbetçi otu süzgecinden geçirilmiş arpa maltı şırasının, bira mayası ile fermantasyona uğratılmasından elde edilen ve içerisinde erir halde karbondioksit gazı bulunan kendisine has renk,koku ve tatda,berrak renkte,tortusuz hafif alkollü bir içkidir.(4-8%) genelde 6 ile 8 derecede servis edilir.
BİRANIN TARİHİ
Tahminlere göre bira tarihte bulunan ilk alkollü içecektir.Her ne kadar tarihi kaynaklar kesin bir bilgi vermesede;10000 yıllkı bir geçmişi olduğu tahmin edilmektedir.İran’da M.Ö 3500 yıllarında arpa fermantasyonu yapıldığına dair tarihi bulgular vardır.Çeşitli kazılarla Mezopotamya ve Anadoluda M.Ö 4000-3500 arasında arpa fermantasyonu yapıldığını kanıtlayanlayan bulgulara rastlanmıştır. View full article »
Alkoller kimyasal olarak hidroksil
grubu içeren hidrokarbonlardır. Birçok alkol çesidi bulunmaktadır. Bunlardan
ikisi,etilalkol (etanol) ve metilalkol (metanol), en basit ve birçok
yerdekullanımı en yaygın olan alkollerdir.
Alkollü içkilerde bulunan etilalkol, üzüm, arpa, erik,
şeker kamışı v.b. birçok şekerli bitkiden elde edilir. Etil alkol, genelde bu
besinlerdeki şekerin mayalar ilefermentasyonu ve diger yöntemlerle oluşur.
Alkol yüzdeleri birada 4-8, şarapta 9-12, rakı, votka, viski, cin ve rom gibi içkilerde;
ise 40-45olarak bulunur. İçkilerle alınan alkol hızla kana karışarak
vücüdun diğer kısımlarına yayılır, bunun %20’si mideden, geri kalan kısmı
iseince bağırsaklardan emilir. Alınan alkolün %90 kadarı karaciğerde
yıkımauğrarken, diger kısmın çoğu da solunum, terleme ve idrar yoluyladeğişime
uğramadan vücuttan atılır, bu uzun bir zaman alir. Dolayısıyla kahve içimi,
vücut egzersizleri gibi yolların, alkolün vücuttaki etkisüresini kısalttığı
düşüncesi pek doğru değildir.
Geçmişte alkolün “yaşam iksiri “olduğuna ve yaşamı uzattığına
inanılırdı. Ancak zaman geçtikçe bu inanışın doğru olmadığı kanıtlandı.
Alkol merkezi sinir sistemini baskılayarak sakinleştirir ve bilinç durumunu da
değiştirir. Çok fazla içildiğinde alkol öldücü bir zehir olabilir. Alkol, bir
gram yağın içerdiği kaloriden biraz daha az kalori içerdiğinden teknik olarak
bir besin maddesidir.
Ne yazıkki milyonlarca insan aşırı miktarlarda alkol tüketmektedir.lnsanların
büyük çoğunluğu genç yaştan başlayarak alkol kullanmaktadır. Bu insanların bir
bölümünün alkolizm tedavisi görüyor olması da olayın acı tarafıdır.
Alkolizm önemli bir sosyal.ekonomik ve halk sağlığı sorunudur. Alkol nedeniyle
oluşan üretim kaybı ve sağlık harcamaları milyarlarca lira tutmaktadır.
Kazalara bağlı ölümlerin,intiharların ve cinayetlerin yarısından fazlası ve
trafik kazalarına bağlı ölümlerin yarısından biraz daha azı alkolle
ilişkilidir. Alkole bağlı iş kazaları, yaralanma ve hastalıklar nedeniyle
oluşan iş günü kayıpları, mali kayıpların doğrudan görünmeyen bölümüdür.
Vücudunuz alkolde bulunan kalorilerin çoğunu enerji olarak
kullanır veya yağ dokusuna çevirir.
Alkollü içeceklerin içindeki kaloriyi hesaplamak için önce etiketini okuyun.
Eğer içeceğiniz votka veya viski gibi damıtık bir içkiyse alkol derecesi
(proof) kaçtır? Eğer şarap ise alkol yüzdesi kaçtır?
Alkol derecesi 100 (100 Proof) olan bir içki yüzde 50 alkol içerir. “Alkol View full article »








yeşilimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 2-5 m yüksekliğinde, sarılıcı gövdeli, iki evcikli otsu bir bitki türü.Bitkinin gövdeleri ince, tırmanıcı, sarılıcı ve üzeri sert tüylerle örtülüdür. Yapraklar karşılıklı, uzun saplı ve yürek şeklindedir. Yaprakların da üst yüzeyleri sert tüylüdür. Birada şerbetçiotu ilk defa avrupalılar tarafından kullanılmıştır.